GERÇEĞİN ARALARINDA SALINDIĞI KUTUPLAR
üzerine notlar


Ya da Filozofların her dem taze kalacak turşu kavanozları

Ya da Dünyaya boyutluluk duygusu veren İkilikler

1. Dünyanın kötülüğü problemi ya da kısaca kötülük problemi üzerine

Sav: Tüm güzel ve iyi şeylerde onun görülebileceği sonunda nihayet her yerde onun ve herşeyde onun izinin sürülebileceği  sevgi dolu, aşk odaklı bakış açısı.
Karşı Sav: Onun ile yarattıklarının birbirine zıt, bir nevi yabancı  oluşu. Onun yaratma süreciyle belirsiz'den belirli hale getirdikleriyle kendi kendine yabancılaşması.  Dünyanın karanlık ve zalimlikle dolu kötü bir yer, maddi dünyanın tamamen aşağılık olduğu bakışı.

2. Arayış üzerine

Sav: Onu ararsan ona kavuşabilir ve mutlu olabilirsin. Hatta aramalı ve bulmalısın. Asıl olan Aranandır.
Karşı sav: Aramaktan vazgeçmemeli, bulduğun ipuçlarını dahi görmezden gelmelisin, aradaki mesafelerin aşılabileceği yanılgısına kapılmamalı. Asıl olan arayıştır.
Not: İbn Arabi ise şöyle demişti sanırım  aradaki salınan gerçekliği dair bir not olarak düşülebilir: “O arayarak bulunabilecek nevide değildir, yine de onu bulanlar elbette onu arayanların içinden çıkmaktadır” Tam kelimeler bu olmayabilir, ancak anlamı budur.

3. Karmaşık ve basit ikiliği üzerine

Sav: Dünya karmaşık, çok renkli, tuhaf ayrıntılarla dolu ve şaşırtıcı bir yerdir.
Karşı Sav: Çokluk yanılgıdır, yaşam karmaşasının altında basit fikirler yatar, tüm renkleri beyaz içerir, karaysa tüm olanaklılığı içeren yokluktur.

4. Mistik & bakış üzerine

Sav: Dünyanın kendi başına (zaten) içindeki karmaşayı dindirildiğinde ve iç sesler sustuklarında duyabileceğimiz kendi şarkısı vardır.
Karşı Sav: Baktığımız dünyada sadece kendi içimizdeki  karanlığı, mutluluğu,  sevinci yahut melonkoliyi görürüz. ‘Anlam’ yakıştırmadır.

5. Asıl olan, belirleyici olan üzerine

Sav: Asıl olan “bu kafa” dır. “O bakış” tır. O kafa, o algı yaşananları belirler ve yorumlar. Yorum asıl belirleyicidir.
Karşı Sav: Asıl olan deneyimlerdir ki, deneyimlerdir o bakışı, o kafayı, o algıyı yaratır.

6. Oluşun nedeni yahut bir şeyin gerçekleşmesi üzerine

Sav: Bir olayın nasıl gerçekleştiği onun olma sebebidir. Yandı, çünkü ateşe attım.
Karşı Sav: Bir şeyin anlamı onun gerçekleşme sebebidir. Yandı, çünkü işime yaramıyordu ateşe attım.

7. Öz ve biçim üzerine

Sav: Hiçbir öz bir biçim almadan görünüre, varoluşa, belirliliğe gelemez, biçim özü yansıttığından asıl önemli olan dikkat edilmesi gereken biçimdir. Ayakkabısız bir yere gidilmez, öncelik ayakkabıdır.
Karşı Sav: Biçimler  sadece özün, varlığa gelişinde kullandığı araçlardır. Asıl olan özdür. Yürüyüş yönü ayakkabıdan daha önemlidir.

8. Dünyanın kötülüğün anlamı  üzerine.

Sav: Herşeyin karşıtıyla varlık kazanabilmesinden ötürü iyiliğin ortaya çıkabilmesi, görünür kılınması için kötülük olmalıdır ve zorunlu olarak vardır. Işık olduğunda eğer karşısına varlık iddiasında bulunan bir maddeyle karşılaşırsa karanlık gölge de meydana çıkar.
Karşı Sav: Karanlığın ve kötülüğün;  iyilik gibi kendi başına bir var oluşu yoktur. Karanlık ışık yokluğudur.  (Bknz Sühreverdi ) O halde sadece asıl olana mesafeler yani uzak ve yakın vardır, bunların birbirine göreli durumu iyilik ve kötülük algısını yaratır. Tam iyilik varoluşa gelemez,çünkü saftır kavram düzeyindedir, maddi biçime inmesi için eksilmesi gerekir. varoluşa gelen eksikliği ise kötülük doldurur, çünkü kendi kendinden uzaklaşır.

Daha bunu ona yirmiye çekip uzatabiliriz ama ne gerek var, iş bu minvalde ilerliyor...