3. Kumdan Saatler

Çölde Çay'ı seyrettim geçenlerde yeniden. "Çünkü Kit  ve Port'un hiç düzenli bir hayatları olmamıştı. Seneler birbirini kovalardı. Zamanla herşey olabilirdi."

Yorgunluk, gürültü ve tozdan yapılmış bir günün sonunda, dizüstünün küçük ekranından seyrettiğim filmler ve bir başka telefon alarmı. Ertesi gün altı ya da yedidir. Çalıştığım günleri yazmak istemem. Çay yaptım bergamot aromalı. Büyük bir dolabı Caddebostan'da bir apartmanın onuncu katında balkona çıkarmaya çalışırken fark ettim ki bu işi yapmayı gerçekten hiç istemiyorum.  Odanın halısını yıkadım birkaç gün önce deli gibi kir aktı. Başka bir isimle yeni bir kariyer hayal ettim. Kaan Kaanov; halılarınızı evinizden alır, yıkar, kurutur, geri getirir. T. geldi birkaç gün kaldı, Z. gitti Avusturya'ya döndü yeniden. Falan ve filan oldu. Sessizce dünyaya uyum göstermeye çalışmak. Yaptığımız bu değil mi? Yine de birkaç sene önce ölüp gitmediğime memnunum. Sonuçta yaşıyorsun. Her türlü gideri var. 


(dedi ki; zaman zarfı, mekan zarfından daha latiftir -soyuttur-) 
                                                                         (E.H. Tevhidi)

Bizim elimizden çıkmış saatlerin bizi kovalamayacağı bir zaman dilimi arayışını felsefe anlatamaz. Çölün ortasındaki camsız pencereleri olan tek katlı yanyana duran evlere girip çıkanlardan biri anlar muhtemelen. Onların herhangi bir gündoğumunda çölün ortasında oturup bulundukları yerin aydınlanışını seyretme olanağı ve olasılıkları vardır. 

(dedi ki; zamanın daha soyut olduğunu gösteren şeylerden biri de, senin "şimdiki zaman" , "geçmiş zaman" ya da "gelecek zaman" gibi sözlerindir)

Uğuldayan arabalar, endişeli yüzler, sabah radyoları. Bir zamanlar Bağdat'ında böyle bir yer olduğunu düşünüyorum. Bana bunu düşündüren Binbir gece masalları. Bu şehirde garip bir hava var. Herşeyin sonuna gelindiğinde hangi günler anımsanır çok merak ediyorum. Güneş ışıkları altında, boşluk duygusu veren kum tepelerine bakıp neler olacağını çıkarmaya çalışıyorum. Yaşamak bir yerden bir yere gitmek gibi değil. Zaman sanki her yöne eşit hızla dağılıyor. Yolum kum tepelerinin arasından geçiyor. Çölden son bir defa el sallamak bu yıldızlara. 'Sonsuza dek ve sonsuza ve sonsuza ve sonsuza dek' Beklemek için. Sarı kumların arasında.