tavşanlar / şapkadaki tavşan

bir

“Demek ki genel olarak bakıldığında depresyonda olmayan insanların gerçeği kendi işlerine gelecek biçimde çarpıttıklarına, depresyondaki insanların ise gerçeği doğru (olduğu gibi) gördüklerine ilişkin açık kanıtlar vardır.”  
Öğrenilmiş İyimserlik / Martin Seligman

iki

kapıya bakarsan kapı kapalı /Nasreddin hocanın mezarı 

duvarlarsa kaybolmuş / görmek için toprak olan mezarı

üç

varlık "-dır" da değil, "değil" de'dir'.

dört

ya kendi yontucularını seç ya da bırak popüler kültür işini yapsın ha?

ya da şöyle söyleyelim (pekala pes ediyorum) leylekleri baban çağırdı.

bu cevap seni yeterince tatmin etti mi?

aslı olmayan şeyin nasıl yorumlamaları ve gölgeleri olsun bre tonguçello !!!

beş

kendi kimliklerini karşıtlıklar üzerinden var edenlerin anlayamayacağı bir oyun.
ama salonlar tıka basa dolu da olsa oyunlar hep toplasan iki sıraya oynanırdı değil mi?

altı

Hiçkimsenin kötü olmadığı ama kötü birşeylerin olduğu bir roman tasarlıyorum.

o romana girmeyen notlardan biri: Ölecek çocukların babası tüm felsefe külliyatının bir tür erkeklerin felsefesi külliyatı olduğunu düşünüyor. Erkeklerin evreni algılayış biçimini yansıttığını, yalnızca sezgisel ekol içinde düşünebileceğimiz eserleri dışarda tutuyor ki genel olarak rasyonal bir çizgiyi takip ettiğini düşündüğü bir Batı felsefesi tarihi içinde bunların yeri çok azdır. Kaldıki entellektüel bilgi yüzeyseldir ve tatmin edici değildir.

“Yokluktan yokluk gelir…eğer bir zamanlar hiçbir şey olmamış olsaydı, hiçbir zaman herhangi bir şey olmazdı. Kendi doğasının zorunluluğu ile var olmuş eksiksiz bir varlık dışında zorunlu olarak hiçbir şey yoktur. Bu yüzden ya tanrı vardır ya da hiçbir şey yoktur.”  Platon

yedi

buraya aşk şiiri gelmeli iki dize felan…

sekiz

Ve her defasında sonsuza dek

dokuz

"Ve işte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmet ve ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise benden sakının." (denildi).  Derken insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her grup, kendinde bulunan ile sevinip böbürlendi. (Kuran)

on

Uzak çok uzaklarda Bağdat,
Şarkı söyledi ve bu kendine yetti
Orada yaşıyorken Şehrazat.
Bahçe çınladı, çınlayıp bitti.

(Yesenin)

on bir

Kapılardan içeri girmedim. Bunları anlatmak istedim. O yüzden belki, hiç içeri girmedim.


-Bitti mi ?-